BALTIK GÜZELİ, ESTONYA.

Hava puslu, soğuk ve hafif karlı. Sevmem soğuklarda gezmeyi. Günler kısa olur. Gezdiğim şehirlerde yaşayanlar sokağa pek çıkmazlar, çıksalar da ruhlarını evde bırakırlar. Ama Estonya bunlardan farklıdır. Ülke soğuk, halkı sıcaktır. En soğuk, en karanlık kış günlerinde bile cıvıl cıvıl, renklidir şehirleri. Hani masallarda anlatılan o güzel kasabalar vardır ya, işte öyle şehirler, kasabalar ve köyler bulursunuz burada.

ESKİ SOVYETLER, YENİ AVRUPA!

Finlandiya’nın hemen karşı kıyısında, Avrupa’nın kuzeyinde yer alan minik bir ülkedir burası. 1.3 milyon nüfuslu, yaşlı nüfusun bol olduğu, genellikle halkının dinle çok alakası olmayan bir yerdir. Zamanında Finlandiya’ya yakın olmaları münasebetiyle, demir perde ülkeleri arasında televizyon yayınlarını alabilen tek ülkeydi. Bağımsızlığını 1920 yılında ilan etmiş, 1940 senesine kadar da böyle devam etmiş. Sonra bir Naziler işgal etmiş bir Sovyetler. Öncesinde ise Danimarka’lılar, Alman’lar, Polonya’lılar derken etrafta kim varsa işgal etmiş.

Türkiye, 23 Ocak 1924 tarihinde Estonya Cumhuriyeti’nin bağımsızlığını tanımıştır. Hatta ülkemizin 18. Büyükelçiliği 1935’te Mustafa Kemal Atatürk’ün özel emriyle Tallinn’de açılmıştır. Türkiye, Estonya’nın Sovyetler Birliği tarafından hukuka aykırı bir biçimde ilhak edilmesini tanımayan az sayıdaki ülkelerden biridir. Diğer bir ifadeyle, Türkiye hiçbir zaman Estonya’da Sovyetler Birliği yönetimini tanımamıştır. Binlerce yıl önce Uralların ötesinden gelmeleri, Türkiye ile bir yakınlaşma sebebi olmuştur.

Burası Sovyetlerden ayrılan ve kendi parasını basan ilk ülkedir. 2004 yılında Avrupa Birliği üyesi olmuş, 2011 yılından beri Avro kullanmaktadır. 2007 yılından bu yana Schengen bölgesi üyesidir.

Şu günlerde revaçta olan kripto para birimleri gibi, kendi e-paralarını çıkartmayı da planlıyorlar.

Konuştukları dil Finceye çok benzer.

TEKNOLOJİNİN AVRUPADAKİ BAŞKENTİ

İnternetin herkesin yasal hakkı olduğunu düşünüyorlar. Ormanlarında bile ücretsiz wi-fi var. İnternetin ülkesi, teknolojinin geleceği. Yabancılara e-vatandaşlık veriyorlar. Hani bizdeki e-devlet varya, işte onun çok çok daha gelişmişine sahipler. Seçimlerde internet üzerinden oy kullanabiliyorlar. Yeni dünyaya ayak uyduruyorlar yani. Skype’in doğum yeri. Bir çok start-up’ın kurulduğu yer aynı zamanda. Eurozone’da olmasına rağmen ucuz.

Silikon Vadisinin Avrupadaki şubesi olmak istiyorlar. Lisans ve yüksek lisansta bilgisayar bilimleri, siber güvenlik gibi bölümlere çok sayıda yabancı öğrenci kabul ediyorlar. Ülkede 2 tane uluslararası üniversite mevcut. Hemen herkesi ücretsiz okutuyor ve en ufak başarı gösterene burs veriyorlar. Diğer avrupa ülkelerine göre çalışma vizesi almayı çok daha kolay hale getiriyorlar.

BAŞKENT TALİN

Ülkenin üçte birinin yaşadığı, Baltık denizi kıyısında şirin bir şehir Talin. Başkent Talin’in “Eski Şehri” tamamıyla UNESCO Dünya Mirası statüsünde, koruma altında. Eski şehre girdiğinizde sanki zamanda bir yolculuk yapıyorsunuz. Kendinizi Orta Çağda buluyorsunuz. Eksiksiz bir şekilde korunmuş. Etraftaki dik çatılı renkli binalar büyüleyici. Oturup sıcak bir kahve içeceğiniz hoş kafeler her daim dolu.Şehirde toplu taşıma ücretsiz ama çok sevinmeyin, sadece şehirde yaşayanlara.

Eski şehri ikiye ayırmak gerek, belediye meydanı ve Tompee tepesi. Eskiden şehrin ileri gelenleri, soylular ve yöneticiler surlarla korunan bir bölgede, tepelik alanda yaşarlarmış. Bu mahallenin adı Tompee. Bu mahallede Çarlık Rusya’sından eserler de görebiliyoruz. 19. y.yılda inşaa edilen Aleksander Nevsky katedrali bunlardan en önemlisi. Soğan kubbeli bu katedral, Talin’deki Ortodoks Ruslar’ın başlıca ibadet yeri.

Bugün belediye binasının olduğu, aşağıda kalan şehirde ise halk ve tüccarlar yaşarmış. Fakir Estonya’lılar, şehrin tepesinde yaşayan zengin Almanlar için çalışıp durmuşlar. Büyük meydanı gezerken etrafınızdaki binaların ne kadar özenle korunduğunu anlıyorsunuz. Çevredeki binalar çoğunluğu 15. yy yapılmış. Tarihi şehre motorlu araç girişi yasak. Birçok tarihi binanın giriş katları restoran ve kafelere dönüştürülmüş. 1422 yılından kalma Avrupa’nın en eski eczanesi yine eski şehirde yer almakta.

Talin “eski şehirde” damak tadınıza uygun çok güzel restoranlar bulunmakta. Vene caddesi üzerinde bulunan Restaurant Ribe ve Veiniresturan Dominic geleneksel Estonya yemeklerini tadabileceğiniz mekanlardan sadece ikisi. Özellikle haftasonları rezarvasyon yaptırmadan gitmeyin, yoksa o güzel yemeklerin tadına bakamadan geri dönersiniz.

Yeni şehre doğru yürürken çok sayıda “Amber” satan mağzalar mevcut. Baltıklarda bolca bulunan amber veya bizim dilimizde kehribar’dan yapılma kolyeler, küpeler, yüzükler hatta süs eşyaları mevcut. Hatırlatmak isterim, kehribar hiç ucuz bir taş değil.

Yeni şehrin girişinde sizleri KGB müzesi ve Sokos Otel beklemekte. Zamanında her odası KGB tarafından dinlenen ve yabancıların şehirde kalabilecekleri tek otel olan bu bina hala otel olarak işlevini sürdürüyor. Odalar hala dinleniyor mu bilemem!

KISA KISA ESTONYA

Dünyanın en yüksek okuma yazma oranına sahipler.

Ülke nüfusunun dörtte biri Rus.

Topraklarının yarısı ormanlarla kaplı.

İnternet özgürlüğünde dünyanın bir numarası.

Kadın sayısı erkek sayısından fazla. Hatta tüm Avrupa’da erkek başına düşen kadın sayısında ilk sırada.

Başkent Talinn’den iki saatlik deniz yolculuğu ile Finlandiya’nın başşehri Helsinki’ye ulaşmak mümkün.

Uzun seneler yurtdışında seyahat sirketlerinde calistim. Ülkeme döndum ve tekrar rehberlige basladim, burası da benim blogum. Datça’da yaşıyorum, Dünyayi geziyorum. Belki bir gün beraber gezeriz, ne dersiniz?

16 comments: On BALTIK GÜZELİ, ESTONYA.

  • yrfavouritecustomer

    Beautiful!
    When should we go together?

  • Das ist aber erlich ein hübsches Land mein sehr geheerter Kollege.

  • Gezmiş görmüş kadar olduk, çocuklar şimdiden yaz için plan yapıyorlar, eşine selamlar, küçük maymununa sevgiler….

  • Açıklayıcı ve tanımlayıcı, güzel bir yazı… Estonya’ya özellikle de Talin “eski şehir” tarafına gidip, oraları gezip dolaşmak isterdim.

  • Cok guzel. Her yazında o ulkenin onemli noktalarının altını ciziyorsun. Ve o ulkeye gitmek icin inanılmaz bir iştah duyuyorum.

  • Çok teşekkürler emekleriniz içşn . Gezmiş görmüş kadar oldum . En kısa zamanda görmek istiyorum . Yazıkarınızın devamını Devamını nerakla bekliyoruz .

  • Çok teşekkürler emekleriniz içşn . Gezmiş görmüş kadar olduk En kısa zamanda görmek istiyorum . Devamını nerakla bekliyoruz . Gezmek nasıl bir bilgi birikimi sağlıyor bunu anlıyor insan yazılarınızda tebrikler 👍

  • JÜLÜDE YIKICI

    Çok güzel yerler, hepbirlikte gitmeyi arzu ederim:)) Emeğine sağlık…

  • Hayatı ıskalamadan yaşamalı, gezmeli her yeri, dünyayı tanımadan gitmemeli . İşte bize de motivasyon oldu bu yazılar . Emek ve değerli paylaşımlarınız için tebrikler , teşekkürler devamını merakla bekliyorum

  • offf nasıl da kalkıp gidesi geliyor insanın. yazı çok net ve açıklayıcı olmuş, fotoğraflara ise özellikle bayıldım.

  • Biray Gündoğan

    Çok güzel . Başarılar dilerim, inşallah benide birgün buralara Otobüsle götürürsün serkan bey.

  • İlknur Sönmez

    Estonya, gidilesi görülesi, çok güzel yerlerden biri, yazınız çok aydınlatıcı bir klavuz, en kısa zamanda gitmek şart oldu. 😀 Gezmeye ve yazmaya devam…

  • İlknur Sönmez

    Estonya, gidilesi görülesi, çok güzel yerlerden biri, yazınız çok aydınlatıcı bir klavuz, en kısa zamanda gitmek şart oldu. Gezmeye ve yazmaya devam…

  • Fotoğraflar nefis, yazı harika, en kısa zamanda gitmek gezmek lazım. Turlarınızı nereden takip edebiliyoruz?

  • Roza Mehmetoglu

    Bilgi dolu, harika, keyifli bir yazı olmuş. Emeğine sağlık:)

Leave a reply:

Your email address will not be published.

Sliding Sidebar

Profesyonel Turist Rehberi, Gezgin

Profesyonel Turist Rehberi, Gezgin

Dünyayı Geziyorum.. Herkes Eyfeli yazar, Roma'yı paylaşır. Burası benim blogum. Butik tavsiyeler veriyorum, kimsenin gitmediği yerlere gidiyorum. Datça’da yaşıyor, Dünyayi geziyorum. Belki bir gün beraber gezeriz, ne dersiniz?